kalemim kağıdım özledim sizi,kimse de olmuyo sizin gibi benci...dost sandım gitti sebepsiz yere edepsizce hem de.edeb mi kaldı ki millette,edebi edebiyat sandılar iki lafla gönül kırdılar.başlarım hayatın dibine enine en direk yerine...dellenip bana sarmayın adamı fena sararım..edebim el vermedi devamı kelam eyleyemedi.anlayan elbet bu pastadan bi dilmi mideye indiriverdi...
Sunday, 26 August 2007
Friday, 8 June 2007
voodoo girl
her skin is white cloth,
and she's all sewn apartand
she has many colored
pinssticking out of her heart.
she has many different zombies
who are deeply in her trance.
she even has a zombie
who was originally from france.
but she knows she has a curse on her,
a curse she cannot win.
for if someone gets
too close to her,
the pins stick farther in.
-----------------------
derisi beyaz kumaş
tepeden tırnağa yamalı bir sürü renkli iğnesi var
çoğu da kalbine saplı
voodoo kızın harika bir çift
hipno-disk gözü var
hipnotize olur hemen o göze bakanlar.
zombileri etkiliyor
bir bir giriyorlar transa
zombilerden birinin kökeni ise fransa.
voodoo kız biliyor ki
maalesef lanetli
durumu felaket zor çünkü
biri ona çok yaklaşınca
iğneler kalbine daha çok saplanıyor.
Posted by el kadar kız at 03:38 2 comments
Tuesday, 5 June 2007
Winter is Over
"I've studied the art of farewell,
"specialized in exile.
I've learnt how a boat puts out from port.
Learnt the bitterness of a train whistle.
For years I lived on letters,
lived on smuggled tobacco, banned publications
I've not forgotten a thing.
Nothing.
Ever.
In the icy loneliness of the steppes the sails at sea
were what I missed the most.
There were no mountains, no mountains:
I leant back on the winds.
Was I out of my mind?
A prisoner, say,in the heart of darkness?
The blood dried
-and I was a rose, blown into flower.
(the poet Cevat Çapan)
Posted by el kadar kız at 15:36 0 comments
Saturday, 2 June 2007
Monday, 28 May 2007
Masaüstüm,Dolabım Kadar Karışık
Sanırsam bu aralar daha bi dağınık olacak bünye,toparlanmaya vakit yok gibi..İstesem de olmaz ki gerçi.Benim ki kılıf bulma çabaları saçmalıklarıma.
Amma da çok sanırsam dedim sanmazsam nolcak ki?Sanmıyorum,sanamıyorum çoğu şey belirgin olsa şu hayatta sanılara yer olmaz gerçi.
Bak nerden nereye geldim..Düzensizlik kadar dengesizliğimin üstüne de adam tanımam.Yazarken de konuşurken de susarken de bir daldan bir dala atlarım.Susarken bir daldan bir dala atlamak ayrı meziyet ister..Susarım söylemem:D
Posted by el kadar kız at 08:06 3 comments
Labels: dolap, el kadar kız, masaüstü, oda
Sunday, 27 May 2007
Altın Palmiye “4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün”e Gitti
Sonuç ne oldu bizim Fatihİmiz Akınımızın filmi "Yaşamın Kıyısında"en iyi senaryo ödülünü aldı,büyük başarı harbiden.Bu adamın "ben naptım ki" diyen havaları yok mu pek bi samimi,sallamayan abi havalarında o yüzden pek bi severim kendisini.Ödülü alırken de güzel konuştu hani canım ülkem benim hadi gelin birlik olun dedi.Dedi de bi kulaktan girip diğerinden çıkar bu sözler benim canım ülkemde.Posted by el kadar kız at 16:30 0 comments
Labels: 2 gün, 3 hafta, 4 ay, altın palmiye, fatih akın, yaşamın kıyısında
Kıytırığıma :D
Hımm bi de şirin şirin elime alıp oynarken parmağımı hart diye kapması da cabası.Nasıl bir çığlık atıştır nasıl bir yere fırlatıştır sormayın gitsindir.Ama ben bu" pisi" pek bi seviyorum yahu:D Ayrı kalınca resimlerini ahaliden istetmekteyim:D cam açtırıp uzun uzun iç çekmekteyim.Ben manyak mıyım neyim:D
Odamın en özeli,anlaşamadığım ama pek bi sevdiğim dört ayak kıytırık daha senle çok işimiz var senin ömür 75 yıllmış e ben de hala hayattayım.Tahminen ben senle ilgili daha çok yazı yazarım;))
Posted by el kadar kız at 05:27 1 comments
Labels: kaplumbağa, kıytırık
Saturday, 26 May 2007
Ersin Karabulut; 3 Haziran 1981’de İstanbul – Eminönü’nde doğdu... Ardından biraz büyüdü, Bayrampaşa ilköğretim okulunda okudu. Okurken büyümeye devam etti. Yeteri kadar büyüyünce Vatan Anadolu Lisesine girdi ve orda da 7 yıl kadar büyüdü...Posted by el kadar kız at 15:57 2 comments
Labels: ersin karabulut, penguen, sandık içi


